İçimde Bir Sıkıntı Var

Ağustos 11, 2009

Ne olduğunu anlamadığım bir şey… Belirsizlik gibi…

Sadece kitap okurken ve gitar çalarken aklımdan atabiliyorum. Bir de bugün BisikletForum’a rastgeldikten sonra kabaran bisiklet özlemimi dindirmek için çıktığım 5-6 kilometrelik gezi esnasında aklımda değildi, alışkanlığım değil böyle bir şey, bilinçli bir bisikletçi de değilim. Ama abimin motor alma kararından beri, sohbetlerimiz sırasında önce motorsiklet işi aklıma yattı, şimdi de bisiklet olayı inanılmaz çekici geliyor. Maymun iştahlılık gibi değil de, iki tekeri seviyorum galiba. ÖSS sonrası bu seçenekleri değerlendireceğim sanırım araba ehliyeti almadan önce.

KültürTV’den beş kitap sipariş etmiştim, işaretli olanlar geldi: Körlük – José Saramago, Geçmişle Hesaplaşma – Mithat Sancar, Beynine Bir Kez Hava Değmeye Görsün – Dr. Frank Vertosick Jr., Dine Karşı Din – Ali Şeriati, bir de Türk Mektupları – Ogier Ghislain de Busbecq. Bisiklete binmek için üstümü değişirken sitenin yanına girdiğini gördüm PTT Kargo aracının. Şimdiye kadar aynı yerden iki siparişimi iki günde getiren şirket, bu defa bir günden kısa sürede getirdi. Kitapların geldiğini gördüğümde sevindim, babam da aşağıdaydı, alıp balkonda bekleyen bana attı. Paketi açtıktan sonra da bisikletle gezmeye çıktım.

Güzelbahçe-Zeytinalanı arasını gittim geldim. Büyük bir kısmı deniz kenarından olsa da, arabaların dumanını soludum. Yarın güzergâhımı Güzelbahçe’nin tepelerine doğru seçmeyi düşünüyorum. Malum sonra dersane başladı falan derken, bir daha zor olur böyle keyif yapmak, hem güzeldir buranın dağı tepesi.

Bisiklet dedikçe, BisikletForum’da gezdikçe aklım son derece alakasız bir konuya kaydı, aile… Diyelim ki üniversitede de ulaşım aracı olarak motorsiklet, gezi aracı olarak da bisiklet kullanmaya, ciddi anlamda başladım. Eğitim hayatı başladı bitti derken 8-9 sene içinde evlendiğimde ne olacak hobilerim?

Aile kavramı, benim için kendimi bildim bileli önemli bir kavramdır. Toplumsal yapının ayakta kalması ve bu yapıya dahil olan insanların olabildiğince sağlıklı olması için aile yapısının aşındırılmadan korunması gerektiğini düşünmüşümdür. Ama olaya daha önce bu açıdan bakmadığımı fark ettim. Belki evlenecek yaşa geldiğimde bu yazdıklarım benim için hiçbir şey ifade etmiyor olacak, o kadar sevmek nasıl bir histir bilmiyorum.

Bir de, bu açıdan bakınca hiçbir şey ertelemeye gelmiyor. Bu yüzden, gelecekteki ben’e not: Sağlığın yerinde oldukça, ileride yapamayacağın her şeyi imkânın varken yap.

Yorum Yapın